İnanılmaz bir tatildi, hala etkisinden çıkamadım desem...Bazı tatiller vardır ya hani, 2-3 günlüktür ama döndüğünüzde uzun bir tatil yapmış gibi iyi hissedersiniz, ama Pazartesi sendromunu da kat be kat yaşarsınız, işte öyleydi...Rüya gibi geldiii, geçtiii...Duruşumuzun ne kadar büyümüş olduğunu bir kere daha anladık...Nasıl uyumlu, nasıl tatlı, söz dinleyen...Evde yaptığı bazı mızmızlıkları bile hiç yapmadı...Giderken tatil gibi de olmaz dedim içinden, Duru'nun peşinde geçer, zevkli de olsa keyifli bir yorgunlukla döneriz dedim...Ama o kadar dinlenmiş döndüm ki anlatamam...Dedim ya büyümüş bizim minik...Nasıl geçti peki tatilimiz...Aşağıda bolca foto var ama biz neler yaptık...Cumartesi gider gitmez odamıza yerleştik, geç kahvaltımızı (meşhur sucuklu dağ tostu) yaptık...Biz otururken Duruş kendine bir minik buldu ve başladı ona ablalık yapmaya ve bu 2 gün devam etti, biz memnun, miniğin ailesi memnun, çocuklar zaten memnun:) Sonra kayak kıyafetlerimizi giydik, Duru'nun kayağa ne tepki vereceğini bilmeden kiraladık oradaki en minik ayakkabı ve kayakları...Ben zaten kaymam diyordum, Duru'nun yanında olmak açısından, Bora da aldı kayakları ama o da pek kaymadı...Tatilimizin en kötü tarafı havanın sisli ve biraz da olsa kar yağışlı olmasıydı...Ama bu Duru'yu durdurmadı:) Hocamızı da ayarladııık, çok da şanslıyız ki galiba en iyi hocaya denk geldik, çocukla iletişim anlamında da...Teşekkürler Kubilay Hoca:) Hemen taktı Duru'ya kayakları, minik minik adımlar derken eğimden kaymaya başladılar:) Biz şok...Duru keyifli...Bir yandan da öğretmeniyle minik kurbağa şarkısını söylüyorlar:) 1 saat böyle kayıp kayıp çıktılar...Duru kaptı bu işi...Esasında planımız öğleden sonra da babasıyla çıkmasıydı ama havadan dolayı cesaret edemedik...Güzel bir öğle yemeğinin ardından (reklam yapmadan geçemiycem harika bir oteldi, özellikle yemekleri, Grand Kartal) Bora sen oda da biraz dinlen, ben Duru'yu oyun odasına götiriyim dedi, kafamı yastığa koyduğum gibi dalmışım, bi gözümü açtım 2 saat geçmiş, şok oldum...Gündüz hiç uyumayan ben, demek ki vücudun ihtiyacı varmış:)...Duru ve Bora naptı bu kadar saat derken geldiler...Duru oyun odasında oynamış, Bora da biraz lobi de dinlendikten PS arkadaşı bulmuş kendine:) Hep beraber kendimizi sıcacık havuza attık akşamüstü...Duru bayıldı...Önce kollukla, sonra tek kollukla yüzdü...Bir ara 2sini de istemedi:) Tam yüzmese de cesaret gösterdi, unutmamış...Havuzdan sonra odamızda hazırlandık, süslendik kızımla, aynanın karşısında taktık takıştırdık, Bora'nın "hay allahım" lafları arasında:) Babamızı biraz dinlenmek üzere bırakıp kızımla lobiye indik...Ödevimizi yaptık, arkadaşlarla oynadık...Sonra hep beraber akşam yemeği...Duru bitirdi akşam yemeğini, hooop oyun odasına...Biz de Borayla kafaları çektik:) Sonra Duruşla lobi de buluştuk ve o kucağımda uykuya dalarken biz de kahvelerimizle sohbete daldık...Sabah kalktığımızda aynı tempo...Bu sefer Duruş hocayla bayağı bayağı tepelerden indi...Hep Hoca önünde kontrolde tabi..Dersin sonunda da tam not alarak seneye uzun bir kayak tatilini hakettik...Bu yaş çocuğu %80 ilk 15 dakikada pes eder, Duru 2 saati tamamladı, çok keyif aldı, hatta kaydı, önemli olan bu dedi...Ama sonunda da karların üzerinde nerdeyse gözleri kapanıyordu miniğin, öğretmenin kollarında otele taşındı hanfendi:) Ayrılırken otelden resmen hüzünlendi...Daha nicelerine inşallah bebişim...Ayrıntılı anlattım ki sadece akıllarda değil, yazılarda da kalsın, hatıra olsun:)
Minik yanaklar kardan pembiş pembiş olmuş...
Lobideki uyumaları:)
Ve minik hanfendi şimdiden bayan özellikleriyle 2 günlük tatile kaç ayakkabıyla çıkmış durumda, bir de kar botları var tabi:)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder