23 Ocak 2013 Çarşamba

Hasta Olmuyoruz mu Dedim Ben????

Hastalanmıyoruz mu demiştim son yazımda...Geçen Salı doktor kontrolümüze gitmiştik...Geçen sene bulduğumuz Çapa Çocuk Göğüs Hastalıkları Bölüm Başkanı...Bayılmıştık...Hala da öyle...Çok iyi buldu Duruşu...Bu kışı da geçen seneki gibi geçirebilirdi şimdiye kadar dedi, demek ki büyüdükçe hafifliyor dedi...Çocuk hastalığı dedi, astım, alerji değil dedi, yine...Sevindik, kutlamaya gittik, yakın diye de asmalı mescite minikle:) O akşam ateşlendi:) Neyse ilerlemedi, okula bile gitti sabah...Haftasonu full gezme...Pazartesi bir kalkmış kulağım ağrıyor diye, ateşli, öksürük, burun akıntısı:( Hemen doktora...Antibiyotik ve orta kulak iltihabı:( Neyse bunlarla geçsin dedik yine ama hala okula gitmiyor, Pazartesiden beri...Bu hafta evde dinlensin dedik...Şimdi toparladı, iyi ama hala halsizlik var tabi...O kadar sessiz, akıllı bir hasta ki anlatamam...Kuzum benim...Haftasonu çok mu dışarlardaydık, daha toparlanmadan o yüzden mi hasta oldu anlamadık...Cumartesi Babaannedeydik...Beraber çiğ börek açtık, yaptık ve yedik:) Sonra Gözdelerle Polonezde güzel bir akşam geçirdik, bizim ki yine yanımıza yattı, gözlerini kapadı ve uyudu:) Pazar günü ben onu Metin Zakoğlu çocuk stanp-up'ına götürdüm, Cafe Theatre'a...Çok güzeldi..Bu kadar aktif olacağını düşünmemiştim Duru'nun...Sahneden inmedi ki:) Bir ara Metin Zakoğlu'na "sen çok komik bir abisin" diye bağrıyordu...Bir de sahne adı Memiş olan Metin Zakoğlu benim adım neymiş diye tüm çocuklara sorduğunda, bizim ki "memiş bir kere burada olur" diyip memişlerini işaret etti, herkes koptu:) Tavsiye edilir, çok eğlenceli, interaktif...Fakat pahalı ve kısa sürüyor...Sonrasında Arturlu grubumuz Ataşehir Özgür Şefteydik, sonrasında bizde çay, kahve muhabbetinde...Orayı da şiddetle tavsiye ediyorum...Özellikle çocuklulara...Güzel bir oyun odası var, kebapçılar dışında oyun odalı bir yer bulduğumuza çok sevindik:) Yemekler, etler süper, Nusret kıvamında, daha uygun fiyatlı Nusrete göre...Böyle güzel bir haftasonundan sonra hasta bir hafta geçirdik...Neyse ki atlattık sayılır...Bu haftasonu neler yapsak:))

15 Ocak 2013 Salı

Havadisler...

Uzun zaman oldu yine...Neler yaptık neler...2 hafta önce Pamir'in d.günündeydik...Duru ve Emre çok güzel oynadılar, tadını doya doya çıkardılar d.gününün...Sonrasında da Ceydalarla City's in üzeri Mahalledeydik...Tavsiye ederim, görülmesi gereken bir yer... Ertesi gün ise Batular ve bizimkilerle cadde turundaydık...Bu haftasonu ise Durucuk Cumartesi Batuyla birlikte babalarla tiyatrodaydı...Ben de ev keyfi yaptım...Sabahtan Selen, Serter bizdeydi ve yeğenim tabi...Selencim o kadar tatlı ki şu anda, koca göbeğiyle:)...Akşam da ne yapsak derken Bora hadi Kitchenette dedi, fırladık 8'den sonra evden...Duruş öğlen uyuduğu için arabada, nasılsa 9larda yatmaz dedik...Çok keyifli bir akşam geçirdik çekirdek aile..Fakat Duruşumun biyolojik saati erken yatmaya alışmış bir kere...10a doğru uykusu gelince, kafasını koydu kucağıma, yanımda uyuyakaldı, fotolardan görürsünüz halimizi...Biz de rahat rahat oturduk, şarap keyfi yaptık, etraftaki Annelerin imrenen bakışları arasında...Çünkü hepsi çocuklarını pusetlerde uyutmaya çalışmakla meşguldü:) Gerçi çocuklar Duru'dan küçüktü, direnenler, ağlayanlar...Bir kere daha, büyüttük dedik:) Ertesi gün de hava soğuk napsak derken tiyatro oyunlarına bir baktım, "Bethoven ve Düşler Ülkesi" bu sefer ben götüriyim dedim, çıktık Anne-kız başbaşa...Müzikaldi, tüm Bethoven şarkıları eşliğinde, çok beğendim, Duru ayakta alkışladı sonunda, tavsiye edilir...Bir de sınıf arkadaşımızla karşılaşıp beraber oturunca değmeyin keyfimize:) Çıkışta da beraber yemek yedik onlarla...Sonrasında Babayı da alıp ev ve balık alışverişi yaptııııık, akşam da balık ziyafetiyle bir haftasonumuzu daha tamamladık...Duruş bu sene daha iyi, hastalansa bile hafif geçiyor geçen seneye göre, ilaçsız atlatıyoruz, tak tak tak...Öksürükler geçen seneyle karşılaştırılmayacak kadar az, hatta yok gibi...Bu aralar 21-21.30 gibi yatıyor, 7.30-8.00 gibi kalkıyor...Fiks:) Okula severek gidiyor, kar tatiline bayıldı yine de:) En sevdiği şey tiyatro, izlemenin yanında, evde tüm oyunlarımız o şekilde...Bütün oyuncaklarını konuşturarak kah yalnız kah bizimle, tabi en çok Borayla tiyatroculuk oynuyoruz...Işıklandırma, seslendirme, sahneleme, müzik herşeyi yönetiyor minik:) Selanikten aldığım minie'li tütülü elbiseyi ve Serter'in aldığı Minie'li ayakkabıları çıkrmıyor üzerinden bu aralar, evde tabi...İlkbaharı dört gözle bekliyor, elbisesini dışarı giyebilmek için:)Bizden havadisler şimdilik bu kadar:)