20 Ekim 2010 Çarşamba

2 Yaş...

2 yaş dediler, sendrom dediler, korkuttular, bekledik, başladı dedik, vs...Her çocuk farklı olabilir ama 2-3 aydır yaşadıklarımdan şunu diyebilirim ki 2 yaş çocuğu kendini farkediyor...Herşeyi yapabileceğini düşünüyor ve inatlaşmayı öğreniyor...Hepsi bu kadar...Önemli olan tehlikeli birşey olmadıkça ucunda, inatlaşmamak, onun dediğini yapmak, yapamayacağın zamanlarda minik oyunlarla yapıyormuş gibi görünüp yine bildiğini yapmak:) Örnek olarak pijamayla mı çıkmak istiyor dışarı arbada giydir, nolcak:) Biz çok hissetmiyoruz...Tabi ki farklılıklar var, tabi tutturmalar var ama yoğun değil, ağır hiç değil...Ayrıca sendrom değil bence 2 yaş, 2 yaş keyif almak, beraber oynamak, beraber eğlenmek, onun yalnız oyunlar oynamayı keşfetmesi (bir bakıyoruz odasında mırıl mırıl konuşarak oyunlar oynuyor), peşini bırakıyor olmak...Aile olduğunu hissetmesi, hissettirmesi...Hergün şaşırtacak birşeyler söylemeye, bağlantılar kurmaya başlaması, mucizevi...2 yaş güzel, keyifli, yazılanın, çizilenin aksine...Zor değil hiç...Biz çok eğleniyoruz...Bizi güldürmeye başlıyor...Espriler yapıyor kendince:) Bana Baba diyor, babasını gösteriyor Anne diye, sonra kahkahlar atıp gülüyor:) Olayları anlatıyor uzuuun uzun dilinin döndüğünce...Babasının lunaparktaki kazasını anlatıyor mesela..."Lulupark Unu-Anne uçak, baba uf, unu buz":) Telefonda konuşuyoruz...
-Durucum nereye gittin?
-Mamuuun (My GYM) amblemi maymun da:)
-Naptın aşkım orada?
-Aaçç kapa, kak kak (zıplama), hoomur...
-Başka?
-Bittiii...
Öpüp kapatıyor...
2 yaş keyif sendromu, beraberliğin keşfi...


19 Ekim 2010 Salı

Duru&Emre...

Çok tatlılardı...Cumartesi akşamı Ceydalardaydık...18.30'dan 22.30'a kadar 2 tane 2 yaşında (Emre 3 ay sonra 2 yaşında olacak hatta) hiç mi mızmızlanmaz, hiç mi oyuncak kavgası yapmaz, hiç mi birbirini istemeden ve bilmeden de olsa itip kakmaz...Yok 4 saat sanki 4-5 yaşında gibi doğru dürüst yanlarına bile gitmeden, birbirleriyle sürekli iletişim halinde oyanayıp durdular...Nazar değmesiiiin:) Bu yaşlarda genelde çocuklar kendi yaşıtlarıyla çok iletişim kurmak istemiyebiliyor...Büyük çocuklar veya küçücük bebekler daha çok ilgisini çekebiliyor...Ama Emre ve Duru birbilerini görünce sevinir oldular...Arada bi baktık ki, içlerinden gelerek öpüyorlar birbirlerini:) Fotolar da bu güzel ikilinin ve uyumlarının kanıtıdır...
Kraker yediriyor bizim kız:)
Dönüş yolumuz uyuyana kadar " Emme çok" diye geçti...Emre'yi çok seviyorum diyor yani:)

13 Ekim 2010 Çarşamba

Ve Final de Böyle Olmalı...

Serter'in yeni makinesi ve tabi ki kendi deyimiyle üstün yeteneğiyle:) çekilen fotolar...Şaka bir yana gerçekten bayıldım ve seçemedim...1-2 güne picassa linkli, sağda hepsine ulaşacağız...Şimdilik seçmeler...Ben susıyım da, fotolar konuşsun...Yorum bile yapmayacağım:)

Ahu'dan Fotolar Sıcak Sıcak:)

Öncelikle canım arkadaşım bize Cuma'dan geldi...Herşeye destek tam destek oldu...Duru da mest oldu...Çişe bile "Anne dit, Ohuu gel" dedi:) Cuma akşamı Kitchenette'deydik...
Veee meşhur doğumgünümüz...İşte fotolar...Hazırlanıyoruz...
Ailenin kızları...
Paketleri açarken...Ayrıca Teyzem benim bebeklik elbisemi saklamış ve Duru'ya getirmiş...Bir de o elbiseli, Selenle olan fotoğrafımızı çerçeveletmiş...Göz yaşlarıma hakim olamadım...
Mumları kendi söndüren Durucuk...
Veee herşey bittikten sonra yorulan kızımı yatırmaya götürürken...Canım kızııım...

12 Ekim 2010 Salı

Doğumgünü Partimiz...

Evde yaptık bu seneki doğumgünümüzü...2 yaşında olduk artık...Duru'nun deyimiyle "Dudu iti":)
Çok eğlenceli ve keyifli birgün geçirdik...Akrabalarımızla, dostlarımızla, Duru'nun arkadaşlarıyla...35 kişi vardık heralde...Belki daha fazla...Ama hiiiç yorulmadım desem yeridir...Duru o kadar keyifliydi ki ve farkında...Pastasının mumlarını kendi söndürdü...Fotolar yine parça parça gelecek...Şimdilik elimizdekiler bunlar...Ahu her zaman ki gibi herşeyde bana destekti, fotoları bugün yolda geliyor:) Serter'in de profesyonel fotoları geldi mi tamamdır bu iş:)
Serter'in makineden bir örnek...
Anneler, babalar, halalar, teyzeler, Anneannem ve tabi ki Ahu ve ben emekli masamız...Süslere gelince ben bilgisayarda yaptım, babam kesti, hazırladı...Çok da güzel oldu...Kızımın sevgili kahramanı Hello Kitty'liydi herşey...Süsler, süslemeler, tokaları, yaka iğnesi ve pastası tabi ki:)
Hediyeler geldikçe bizim ki delirdi, şımardı...Hepsini kendi açtı...Paket gördükçe yüzünden gülümseme eksik olmadı...Hatta kahkahalarla paketlere koştuğu oldu...Çok güzel oyuncaklarımız ve cicilerimiz oldu...Herkese buradan tekrar teşekkürler...
Duru'nun odası tam bir yuva kıvamındaydı tüm gün...
Bir ara mutkuluktan kendini yerlere attı kızım, yuvarlandıkça yuvarlandı...Bunu fırsat bilen Emre'de bol bol öptü Duru'yu:)
En son müzik eşliğinde Eniştemin kollarında döndü durdu Duru, mest bir şekilde...Hem Enişteme hem Duru'ya nazar değdi dedik...Başı dönen Eniştem Duru'ya da birşey olmasın diye kötü bir şekilde düştü, başını çarptı...Neyse ki önemli birşey olmadı...Gecenin 2 yıldızına nazar değdi...Sonrası mı?
Benim vicdanlı kızım belki 3o dakika Eniştesinin yanından kalkmadı...O kadar üzüldü ki, sarıldı, öptü durdu...Otur desen yarım saat orada oturtması mümkün olmayan Duruş, Eniştem kalkana kadar kalkmadı yanından...Arkası yeni fotolarla...

7 Ekim 2010 Perşembe

Miniğim 2 Yaşında...

Hergün bir öncekinden daha güzel seninle...
Hergün bugün ne güzeldi dedirtecek, bir sonraki gün onu aratmayacak hatta unutturacak...
Böyle günlerle dolu bir yıl...
Çok fazla ilklerin olduğu bir yıl...
İlk adımlarını attığın, şimdilerde heryere koşturduğun,
İlk hecelerini, kelimelerini, cümlelerini peşi sıra söylediğin,
İlk defa kendi başına yüzdüğün,
İlk defa my gym’li olduğun, şimdilerde okullu,
İlk defa kendin yemek yediğin,
İlk defa bezsiz kaldığın, külotlara geçtiğin,
İlk defa kendi başına takla attığın, jimnastik hareketleri yaptığın,
İlk defa kedileri elinle beslediğin,
İlk kıyafetini seçtiğin,
İlk defa dans ettiğin,
İlk defa midilliye bindiğin,
İlk defa zıpladığın,
İlk defa boya yaptığın, kalem tuttuğun,
İlk defa oyun hamurları ile oynadığın,
İlk defa yemek yapılırken yardım ettiğin,
İlk defa kendini keşfettiğin, ben dediğin, herşeyi ben yaparım dediğin,
Vee benim için en önemlisi ilk defa Anne dediğin bir yıl...
Hergün bir öncekinden daha güzel seninle...
Hergün bugün ne güzeldi dedirtecek, bir sonraki gün onu aratmayacak hatta unutturacak...
Evet İlk defa Anne dediğin, hatta duygularını daha içten anlatmak için Anniş’e geçtiğin bir yıl...
Anne-kız ilişkisini keşfettiğin,bunun bolca tadına vardığımız bir yıl....
Çoğu zaman geçen yıla inat eteklerimden ayrılmadığın ve bundan büyük mutluluk duyduğum,
Herşeyi annem yapsın dediğin bir yıl...
Her gün bir öncekinden daha güzel seninle...
Hergün bugün ne güzeldi dedirtecek, bir sonraki gün onu aratmayacak hatta unutturacak...
Tek bu sevgiymiş, tek bu aşkmış insanın tüm içindekileri kelimelere dökemediği, büyüklüğünü anlatamadığı, ne kadar yazsa da anlatamadım tam olarak dedirttiği, hep daha yazıcaklarım vardı diye hissettirdiği...
İyi ki varsın ve yine ve yine iyi ki geldin Duruşkom...

Artist...

:)

4 Ekim 2010 Pazartesi

Akvaryum...

Haftasonu Tuzkuazoo'daydık...Gerçekten çok beğendik...Duru tüm havuzların önünde tek tek durdu, tüm balıkları camın öbür tarafından sevdi, cici yaptı, elledi...Tünel ise gayet güzeldi...Biz çok keyif aldık, beğendik...
Artık Duru'nun pusetini pek almıyoruz yanımıza...Sadece uyku vaktiyse o kadar...Hem binmek istemiyor, hem de artık bizim hızımızda, yoldan çıkmadan:) yanımızdan yürüyor...Hatta büyüdü de bebeğini gezdiriyor...Bebek ayak bağı olmaktan çok, yanımızda tin tin tin yürümesini de sağlıyor:)
Sonra İKEA alışverişi yapıp, yemeklerimizi yedik...
Duru çok gözlemci, etrafını izlerken takılıp kalıyor deriz hep...Ağlayan bir çocuk vardı, Duru yine takıldı, izliyor...Bu foto da, bu gözlem işinin nereden çıktığının ispatı:)
Anne-kız götürüyoruz yemekleri...
Veee karşınızda binbir surat Duru...Hepsi bilinçli...Foto çekildiği için poz veriyor hanımefendi...