15 Ocak 2013 Salı

Havadisler...

Uzun zaman oldu yine...Neler yaptık neler...2 hafta önce Pamir'in d.günündeydik...Duru ve Emre çok güzel oynadılar, tadını doya doya çıkardılar d.gününün...Sonrasında da Ceydalarla City's in üzeri Mahalledeydik...Tavsiye ederim, görülmesi gereken bir yer... Ertesi gün ise Batular ve bizimkilerle cadde turundaydık...Bu haftasonu ise Durucuk Cumartesi Batuyla birlikte babalarla tiyatrodaydı...Ben de ev keyfi yaptım...Sabahtan Selen, Serter bizdeydi ve yeğenim tabi...Selencim o kadar tatlı ki şu anda, koca göbeğiyle:)...Akşam da ne yapsak derken Bora hadi Kitchenette dedi, fırladık 8'den sonra evden...Duruş öğlen uyuduğu için arabada, nasılsa 9larda yatmaz dedik...Çok keyifli bir akşam geçirdik çekirdek aile..Fakat Duruşumun biyolojik saati erken yatmaya alışmış bir kere...10a doğru uykusu gelince, kafasını koydu kucağıma, yanımda uyuyakaldı, fotolardan görürsünüz halimizi...Biz de rahat rahat oturduk, şarap keyfi yaptık, etraftaki Annelerin imrenen bakışları arasında...Çünkü hepsi çocuklarını pusetlerde uyutmaya çalışmakla meşguldü:) Gerçi çocuklar Duru'dan küçüktü, direnenler, ağlayanlar...Bir kere daha, büyüttük dedik:) Ertesi gün de hava soğuk napsak derken tiyatro oyunlarına bir baktım, "Bethoven ve Düşler Ülkesi" bu sefer ben götüriyim dedim, çıktık Anne-kız başbaşa...Müzikaldi, tüm Bethoven şarkıları eşliğinde, çok beğendim, Duru ayakta alkışladı sonunda, tavsiye edilir...Bir de sınıf arkadaşımızla karşılaşıp beraber oturunca değmeyin keyfimize:) Çıkışta da beraber yemek yedik onlarla...Sonrasında Babayı da alıp ev ve balık alışverişi yaptııııık, akşam da balık ziyafetiyle bir haftasonumuzu daha tamamladık...Duruş bu sene daha iyi, hastalansa bile hafif geçiyor geçen seneye göre, ilaçsız atlatıyoruz, tak tak tak...Öksürükler geçen seneyle karşılaştırılmayacak kadar az, hatta yok gibi...Bu aralar 21-21.30 gibi yatıyor, 7.30-8.00 gibi kalkıyor...Fiks:) Okula severek gidiyor, kar tatiline bayıldı yine de:) En sevdiği şey tiyatro, izlemenin yanında, evde tüm oyunlarımız o şekilde...Bütün oyuncaklarını konuşturarak kah yalnız kah bizimle, tabi en çok Borayla tiyatroculuk oynuyoruz...Işıklandırma, seslendirme, sahneleme, müzik herşeyi yönetiyor minik:) Selanikten aldığım minie'li tütülü elbiseyi ve Serter'in aldığı Minie'li ayakkabıları çıkrmıyor üzerinden bu aralar, evde tabi...İlkbaharı dört gözle bekliyor, elbisesini dışarı giyebilmek için:)Bizden havadisler şimdilik bu kadar:)

Hiç yorum yok: