Ne günler geçiriyoruz valla...Biz 2 yaş sendromu yaşamadık fazlaca ya, şimdi geldi gelenler bize...3 yaş sendromu:))) Bundan 2-3 hafta önceydi veli toplantısındaydık...Okulun psikologu uzun uzun ve özel görüşmek için herkese ayrı gün ayrı saatlerde randevu verdi o gün...Bize de 13 Aralık yani bugün sabah düşmüştü...Ben o gün dedim ki ne konuşacağız acaba, yine veli toplantısı gibi olacak, benim Duruyla ilgili çok da paylaşacağım sorunu yok ki dedim, hmmmm demese miydim acaba? bu 2-3 hafta Durunun içinden küçük bir canavar çıktı, gitmiyor:) Giyinme ile ilgili problemimiz büyüdü de büyüdü, ağlama krizlerine ulaştı da ulaştı...Bunun yanında başka birçok şeye takar ve taktığına sevimsizce ağlar vaziyete geldi...Aksi, huysuz bir şirin oldu...Annemi, Babamı, bizi yordu valla...Neyse görüşmemiz geliyor, salı yaklaşıyor dedik de rahatladık...Ben ne konuşucam diye gidiyor olduğum görüşmeye elimde notlar aldığım, sorular yazdığım defterimle gittim:) Neyse unutmamak için yazıyorum...Kısaca bahsettim Duru'dan, son hallerinden...Şaşırdılar, okulda %1'ini yapmıyor dediler...Çok uyumlu, kurallara bağlı, arkadaşlarını uyaracak kadar, hayalgücü geniş, biraz inatçı:), özgüvenli dediler...Sınırları belli bir çocukmuş...Kararlarını, seçimlerini kendi yapmak isteyenlerdenmiş...Hayatı boyunca hep kararlarını kendi alacak, biz sadece yönlendirebileceğiz biraz...Bunlar güzel şeyler dedi, benim gözüm korksa da...Okulda tüm yemeklerini kendi yiyen, kimseyi karıştırmayan Duruş evde anne sen yedir diyor, bunlar normal, sizi özlüyor, bunları yapabilirsiniz dediler...Sadece ilgi çekmek için şımarıkça (bu arada hiç şımarık bir çocuk diilmiş) yaptığı ağlamalarda tek tepkimiz "ağla, bitince yanımıza gel" olmalıymış...o sırada istediklerini yapmamalıymışız...Bunu deniyeceğiz, bakalım...Seçim yaptıracağız, ama seçtikten sonra da onu isterim bunu isterim diye dönüş de yok...vs. vs...İçim rahatladı...en önemli cümlede bu bir dönem, bütün çocuklar bir takım şeyler yaşıyor, daha çok, daha az...geçecek...Kalıcı değil:) Bir de artık bana diğer çocukları kıyaslamaya başladı...Onun annesi alıyor, annesi bırakıyor, sen almıyosun beni okuldan diye...Dün tesadüfen o tarafta toplantım olunca, koşturdum ben alıyım diye...Nasıl mutlu oldu, herkesin içinde bağıra bağıra, benim canım annem, benim annem geldi, çok özlemişim vs...Utandım valla:) Böyle şeyler yapın dediler...Sonuçta çalışan annenin çocuğu olmak da kolay değil gerçekten...Ben bilirim:) Hayatında birçok şey değişiyor, okul, yeni ortam, öğlen uyumama vs...Bütün bunlarla başa çıkan 3 yaşındaki bir çocuğun bu davranışları normal ve geçici...En kritik cümle...Uzuuun uzun yazdım, hem bana iyi gelsin diye, hem unutmamak, hem de Duru'ya hatıra:)
Haftasonu Anne-kız sabah erken Palladium keyfi...
Cumartesi günü Emrelerle Polonezde kahvaltıdayız...Çocukları babalara bıraktık, sonra 2 tane bebek ziyaretinde bulunduktan sonraaaa Ceyda ile kız kıza bira keyfi yaptık:)Pazar günü ise bizim üniversite grubu bizdeydi...Keyifle geçirdiğimiz saatlerde Batu ve Duru da çok çok güzel oynadılar...Bizler yerimizden bile kalkmadık valla...Kah odada kah yanımızda coştular...Bir ara bir baktık Duru oturmuş tuvalete, tuvaletini yapıyor, Batu da karşısında kıkır kıkır gülüyor:) Pek sevimlilerdi...Ayrılırken 2sini de bir hüzün çöktü, hadi vedalaşın dedik, öpüştüler, bir türlü yanaklarını bulumadan dudak dudağa öpüşüverdiler, Duru aynen şunu dedi "Anne Batu beni ağzımdan öptü":))))))))

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder