9 yıl önce
24 Kasım 2010 Çarşamba
Bugün Yazmalı...
Bu blogu Bora açtı, Bora başlattı...Onun iyidir yazısı, olayları anlatışı, mizahı...Sonra beni öyle bir sardı ki bu blog işi ben devraldım...Önceleri fotolar olsun, yorum yazalım altına Duru’nun ağzından, kısaca olayları anlatalım dedik, sonra bildiğiniz üzere ben yazmaya başladım...Zaten hayatımın çoğu evresinde günlük tutmuşumdur...Severim...Ama blogun, yazmanın, duyguları, yaşadıklarımı anlatmanın bu kadar hoşuma gideceğini tahmin edemezdim...Sevdim ben bu blog işiniJ...Yine de herşeyimi dökemiyorum...Şimdiye kadar daha çok gezdiklerimizi, gördüklerimizi, Duru’yu, kızımın yaptıklarını, ilklerini paylaştım...Ama bugün... Madem blog günlük gibi birşey, madem ben duygularımı kendi ağzımdan yazmaya karar verdim, bugün farklı olmalı...Bugün yazısız kalmamalı dedim...Belki de 3 senedir içimde birikenler bunlar...Hep okudum başka bloglarda bu tarz yazılar, özendim...İçlerini ne güzel dökmüşler diye...Ben yapamadım bir türlü...Ama bugün kalktığımdan beri yazmak istedim...Belki de gece huzursuz uyuyuşum bundan... 3 sene önce ben hayatımda en değerli insanlardan birini kaybettim...O beni büyüttü...O bana baktı...O beni sevdi...Hep “Daha 40 günlükken “Annenler seni bir sabah bana getirdiler, masanın üzerine bıraktılar, gittiler” derdi...Babaannem benim...Anneannemle dönüşümlü baktılar bana yuva yaşıma kadar...Ne emekleri var üzerimde...Sonrası yaz ayları...3 ay boyunca kaç yaz başbaşa kaldık Artur’da...Sadece ikimiz...Küçükken beni gezdirirdi, günde 2 kere parka götürürdü...Yedirirdi, içirirdi...Denize götürürdü...Ben ise Annemi, Babamı özledim derdim yazın ilk günlerinde...Belki üzerdim onu bilmeden...Sonra bir alışırdık birbirimize, bu sefer ayrılması zor gelirdi...İlerleyen yıllarda beraber gezdik...Beraber yedik...Beraber yattık...Beraber uyuduk...Arkadaş olduk biz...Evet babaanemle arkadaştım ben...Borayla tanıştım...Onunla haftasonularımı beraber geçirebilmek için her Cuma Bahçeşehir’den çantamı alıp Babaaneme taşınırdım...3 gün orada kalırdım...Her haftasonu...Beraber yattık hep, 20 li yaşlarımda bile...Onun kokusyula daldım uykuya...Onun güzel yemekleri, kahvaltılarına uyandım sabahları...Çok özledim...En çok da neye üzgünüm...Biliyorum sonu yok ama onu kaybettikten 2 ay sonra Duru’nun haberini aldık...Neden bilmedi...Çok üzüldüm...Nasıl sevineceğini, nasıl seveceğini ben bile tahmin edemiyorum şu an...Sonra çok düşündüm... Eminim ki biliyor dedim...O herşeyi görüyor...Yanımızda, tüm gidenler gibi...Buna inanmak istiyorum...Ben onun sayesinde Anneanne - Babaanne farkı bilmedim...Büyüdükçe gördüm, duydum böyle şeyler...Ve bu anlamda da emeği olan Babaanemi anarak Duru’nun da böyle büyüdüğünü görmek çok güzel birşey...Babaanneciğim çok özledim çok...Öğretmen olan babaanem öğretmenler gününde ayrıldı aramızdan...Ve ben ilk defa bu kadar açık bu konuyu dile getirdim...Yazılı da olsa...Konuşmadım da kimseyle, konuşamadım, konuşulmasına müsaade etmedim...Seni çok seviyorum Gagam...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
Zeynepçim ne güzel yazmışsın. Hislerimize ne güzel tercüman olmuşsun... Ben de onu o kadar özlüyorum ki. Huzur içinde yatsın.
Of çok duygulandım, çok güzel yazmışsın. Babannen iyiliği yüzünden okunan süper bir insandı, bizi de Artur'da misafir etmişti. Toprağı bol olsun, huzur içinde yatsın.
Yorum Gönder