13 Mayıs 2013 Pazartesi

Birikmişlikler:)

Ne kadar zaman geçmiş...Bir an blogu açmak istedim, eski yazılarımı okumak, Duru'nun küçüklük fotolarına bakmak istedim...Yaptım da...Bir garip oldu içim, nasıl da büyümüş...Birçok zorlukları nasıl da geride bırakmışız...Ne zaman bana arkadaş oldu, ne zaman bu hale geldi...Çok güzel bir dönemindeyiz minnoşumun...Arada yaptığı inatçılıkları saymazsak çok keyifli bir dönem...Söz dinliyor, arada ki mızmızlıkları saymıyorum:), kendine yetebiliyor, çoğu işini kendi yapıyor, gittiğimiz her ortamda kendine bir arkadaş ediniyor veya arkadaşlarıyla inanılmaz oynuyor...Ya da kendi kendine...Arada bizimle...Hep yetiyor ama kendine...Dün 1 saat odasından çıkmadı, Bora maçta, ben yarı hasta, yarı ev işi, 1 saat odasında tüm oynucaklarıyla bıdır bıdır konuşa konuşa oynadı...Sonra geldi bana, niye gelmiyorsun dedi...Ben de seni dinliyorum başından beri, bölmek istemedim oyununu dedim...Bir de üzerinde bir utandı ki sormayın:) Bir gece önce Alilerdeydik, Batu ve Asya ile acayip coştular, oynadılar...Biz de terasta keyif yaptık...Borga'yı da unutmamak gerek...1-2 aya aralarında, Duru tabi ayrılamadı yanından yine...Bora Duru'dan sonra bu kadar mıncıkladığım ilk bebek, nasıl tatlı diye diye düşüremedi ağzından Borgacığı...Nazar değmesin...Duruşa tekrar gelince severek okuluna gidiyor, tatillerden keyif alıyor, yaptığı herşeyi keyife çeviriveriyor...Babasının kızı:) 3-4 günlük kızkıza muhteşemmm Amsterdam tatilimizde Baba-kız acayip güzel vakit geçirmişler...Yüzmeye gitmişler, tiyatroya, Batulara derken beni de özlemiş ama:) Dün akşam TV izliyordu, beni çağırdı, kanepeye yatırdı beni, çıktı üzerime maymun gibi sarıldı yattı...Öptüm kokladım derken bir baktım uyumuş:) kalkamadım bir süre, kalkmak da istemedim zaten:) Böyleyiz bu aralar...Sevgi kelebeği:) Herkese karşı ama...Tanımadıklarına yapmamasını öğretmeye çalışıyoruz:) Nerden nereyeee...2 yaş öncesi herkesi yadırgayan Duruş gitti, tanımadıklarıyla bile inanılmaz kolay iletişim kuran, bıraksan onların kucaklarına da giden bir tip oldu...En sevdiği şeyler bu aralar gittiği jimnastik, yüzme ve ve tiyatro tabi...Hem gitmek, hem de oynamak evet oynuyor resmen...Bora hep diyordu Duru bu konuda farklı, yazıyor, oynuyor, yönetiyor diye:))) Ben çocuk işte diyordum, hepsi benzer...Ama son haftalarda evet belki de bu konunun üzerine gitmeli miyiz diyorum...Şu cast işi belki bir adım olur, bu Perşembe gidiyoruz...Dün Anneler günü babasıyla çanta aldılar bana, ama tutturdu başka birşey de alıcam diye...Kokoş kızım habire allı güllü payetli şeyler seçiyor, zor ikna ettim bunları giyemem ben diye:))) Çok yazdım valla, unutmayalım istedim yine bu dönemini, şidi sırada çok uzun zamandır bekleyen fotolar var, karışık, karmakarşık:)




 Gaziantep fotoları...Nasıl uyumlu tatillerde miniğim...
 Akşam baba-kız kitap okuyorlar:)

 Minik Elamızla...
 Emre ile coşarken...
 Bahçemizdeki yavru kediler ve Duru...
 Demirciköy'de Batu ile güzel birgün...


 23 Nisan töreni..

 Brandium'da prenses şatosunda benim prensesim...

Babasının deyimiyle "sokak sanatçıları":)

26 Nisan 2013 Cuma

Duruş Çekimlerde...




Çalıştığım markaya marka yüzü bir çocuk aramamızla başladı bütün hikaye:) Reklam ajansımız illa Duru'yu getir, onu deneyelim dedi ki bizim isteğimiz 8-10 yaşlarında bir çocuktu...Neyse eğlenceli olur, belki deneyim olur, belki ufak tefek işlerde yer alır diye, aldım Duruşumu gittik cast ajansına...Hemen saçlar yapıldı, kıyafetler giyildi, Duru'nun keyfine diycek yok, en sevdiği şeyler...Çekimlere gelince poz vermek de en büyük zevklerinden biri olmasına rağmen 2-3 saatlik bir çekim anladık ki 4.5 yaşında bir çocuk için zormuş:) Yani esasında reklam olsa, daha hareketli bişey olsa belki ama tek bir poz için kuzucum yoruldu, coştu, azdı:) Hiiiiç mımızlık yapmadı ama bir enerji patlaması yaşadı...1-2 poz veriyor, hooop koşturmaya başlıyor, hadi yakalamaca oynayalım diyor ordakilere:)...Sonuç olarak verimli geçmediğini gören ben, hemen yedek 10 yaşındaki  castımızı çağırdık...Onunla bile 3 saat sürdü çekimler...Duruşun olmasını çok isteyen fotoğrafçımız ben yine de Durunun fotolarından yapmaya çalışcam dedi ve güzel, keyifli geçen günün sonunda ayrıldık ajanstan...İlla ki çocuk cast ajansımıza kayıt yapalım Duruyu dediler...Bakalım, önümüzdeki haftalarda belki gideriz...Zor iş ama işi biz seçebiliyoruz, daha az yorucu minik işler için de neden olmasın diyoruz...Hem gittikçe de iyice alışır dediler...Sonuç olarak aşağıdaki gibi bir Duru pozu ve ablanın pozu çıktı ortaya...Benim işim de biraz zordu, hem işveren, hem cast'ın Annesi:) Ablayı seçtik, neden mi, tabi poz daha profesyonel (çok deneyimi varmış ablamızın) hem de en önemli sebebi eller...Benim miniğimin miniminnacık elleri nasıl tutacaktı ki o dağı, söyler misin:)))))

18 Nisan 2013 Perşembe

Ela'mız geldi...

Duru'nun kardeşi, benim yeğenim, ailemizin miniği, ismiyle birlikte geldi...1 gece önce, Annesinin Babasının belirlediği isimle geldi minnoşumuz...O kadar heycanlıydım ki tam 1 hafta önce bugün...Koştura koştura hastaneye gittim sabah...Güle oynaya Selen'i gönderdik doğuma, sonra hoooop minişimiz geldi, tüm bakımı yapılırken gözyaşlarımı tutamadım ben...Selen'le odada buluşmaları ise görülmeye değerdi, tüm hastaneyi ağlattı ikilimiz:) O kadar güzel, tatlı bir minnoş ki, o kadar acayip bir duyguymuş ki, o günün sonunda hastaneden çıktığım anda özlemeye başladım Ela'yı...Ertesi gün ise büyük buluşma vardı...Nam-ı diğer Gülçiçek ve Duruşum...Başını Ela'nın bacak kısmına koydu, öylece kaldı benim miniğim...Yine harika birgün geçirdik...Ben nasıl görmeden durucam Ela'yı bilemiyorum...Yarın Gaziantep'e gidiyoruz...Çekirdek aile...Gezmeye, tatile, yemeye:) Dönüşte soluğu Selenlerde alıcaz herhalde...Hastane fotolarını paylaşacağım, mükemmel fotolar çekildi...Bunlarla şimdilik idare edelim:)
Seni çok seviyoruz Ela'cım, iyi ki geldin, iyi ki doğdun...
Yeğenim benimmmm...